Designed by barmel
 
Anasayfaby BaRMeLSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DiAbLoOo
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 3003

Yaş : 29

Nerden : Derzulya-Kuraf
Lakap : HaBiS

İsim : Ümit

Kötü İtibar :
0 / 1000 / 100


Deneyim :
70 / 10070 / 100


Kayıt tarihi : 24/05/08

MesajKonu: DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)   Çarş. Eyl. 17, 2008 5:05 pm

susan’ın
intikam çabaları devam etti. roscoe’nun firmasını arayarak onun
bilgisayar terminallerini izinsiz kullandığını ihbar etti. bunun
sonucunda roscoe işten atıldı. bu arada roscoe ve kevin’in telefon
kayıtlarını takip ediyor ve nereleri aradıklarını ne yaptıklarını
saptamaya çalışıyordu. roscoe ve kevin takipten kurtulmak için sık sık
telefon numaralarını değiştiriyorlardı. buna karşılık susan da onların
evlerine kadar gelip telefon hatlarına saplanıyor ve bir telefon
aparatıyla bağlı bulundukları santralda özel bir numarayı arayıp
(telekom çalışanlarının kullandıkları bir teknik ) numarayı
öğreniyordu. sonra bu tekniği kullanamamaya başladı: kevin daha bilgili
olduğu için santralın bilgisayarına girip kendi telefonunun bu şekilde
bulunmasını engellemişti. sonra da kevin susan’ın telefon görüşmelerini
dinleyerek karşı kanıt toplamaya başladı. susan yeni edindiği erkek
arkadaşına telefonda mesleğinin inceliklerini ve ücretlerini bir bir
açıklıyordu: “sen baskınsan yarım saati 45 dolar, sen pasifsen 40 dolar
ve “güreşmek” istersen 60 dolar”. bu arada roscoe kendisini ve ailesini
tehdit ettiği iddiasıyla susan’ı savcılığa şikayet etti. susan zor
durumda kalmıştı ama öc almak için hala bir fırsatı bulunuyordu.
savcılık ve emniyet görevlilerine kevin ve mitnick’in yaptıkları işleri
anlattı ve bu bilgilere karşı korunma istedi.
SIZE=4]1981 yılında
kevin ve roscoe abd’nin en büyük telekom şirketlerinden birisi olan
pasific bell şirketinin los angeles’daki cosmos merkezine girmeye karar
verdiler. cosmos, telefon firmaları tarafından her türlü iş için
kullanılan veritabanı programının adıydı ve digital equipments
firmasının bilgisayarları üzerinde çalışıyordu. ülke çapında yüzlerce
csomos sistemi kuruluydu. bu sistemde 10-15 civarında komutun nasıl
kullanıldığını iyi bilmek gerekiyordu. bunu da merkezin çöp kutularını
karıştırarak elde ettiler. çöpler arasında yazıcı çıktıları,
çalışanların birbirlerine gönderdikleri notlar (parolalar dahil olmak
üzere ) ve buna benzer bilgiler vardı. daha fazla bilgiye
gereksinimleri olduğunu anlayınca kendilerini merkezin çalışanları
olarak tanıtıp içeri girdiler. şirket çalışanlarının bilgilerinin yer
aldığı bölüme bazı adları eklediler. digital equipments bilgisayarları
kullanan yerleri bir digital çalışanıymış gibi aradıklarında bu adları
kullanıyorlardı. eğer karşı taraf kontrol etmek için cosmos merkezini
ararsa bu adlara rastlanacak ve arayan kişinin gerçekten digital’da
çalıştığı sanılacaktı. bir yöneticinin odasından da cosmos’a ilişkin
birçok kılavuz alıp çıktılar. ama fazla ileri gitmişlerdi. yaptıkları
iş hacker’lık falan değil düpedüz hırsızlıktı. ertesi sabah odasına
daldıkları yönetici işyerine gelince kılavuzların ek*** olduğunu
farketti. çalışan kayıtları arasında da tanımadıkları adları kolayca
farkedebildiler ve şirketin güvenlik departmanına haber verdiler. onlar
da emniyet görevlilerine haber verdiler: susan’ın bilgi verdiği emniyet
görevlilerine.
polisin kevin’in evini basması uzun sürmedi. kevin
evde yoktu. polislerin buldukları şeyler arasında cosmos merkezi ile
ilgili hiçbir şey yoktu ama genel olarak telefon ve bilgisayar
sistemlerine ilişkin çok şey vardı. cosmos güvenlik görevlilerinin
ifadelerine dayanarak tutuklama kararı çıkartıldı. kevin sinagoga
gitmişti. ailece pek dindar olmasalar da kevin sık sık part-time
çalışmakta olduğu sinagoga gidiyordu. polisleri karşısında gören kevin
kaçmak istedi ama kısa bir araba takibi sonunda yakalandı. kevin
yakalandığında dağılmıştı: çok korktuğunu söylüyor ve ağlıyordu.

savcı kevin’i ve roscoe’yu hırsızlık ve bilgisayara izinsiz girme ile
suçladı. duruşmadan hemen önce kevin iki konuda suçlu olduğunu kabul
etti. bu yolla roscoe’ya ihanet ediyordu ama islahhaneye gitmekten
kurtulmayı umuyordu. kurtuldu da. aldığı ceza (ceza bile denilemez ) 90
günlük bir inceleme ve 1 yıllık gözetim idi. diğer arkadaşları da 3-5
ay arası cezalar aldılar. kevin’in arkadaş gurubuyla da görüşmemesi
gerekiyordu.
guruptaki kişiler cezalarını çekerken susan da büyük
bir aşama kat etti ve güvenlik konusunda danışman olarak çalışmaya
başladı. hatta bu sırada washington’a gidip senatörlere ve yüksek düzey
askeri personele bilgi bile verdi.

Kevin bu sırada lenny
adında başka bir arkadaşıyla en iyi bildiği işe devam ediyordu:
bilgisayarlara ve telefon sistemlerine girmek. en çok rastladıkları
bilgisayarlar digital equipments firmasının mini bilgisayarlarıydı.
önceleri pdp serisi bilgisayarlar daha sonra ise vax serisi
bilgisayarlar. bu bilgisayarlar üniversitelerde ve telekom firmalarında
çok yaygın olarak kullanılıyorlardı. kevin ve arkadaşı lenny en çok da
güney kaliforniya üniversitesinin bilgisayarlarına giriyorlardı. bu da
tekrar başlarının belaya girmesine neden oldu. bir akşam üniversitenin
terminallerinde "çalışırken" yakalandılar. bu sefer kevin kolay
kurtulamadı: bir ıslahhanede 6 ay geçirmesi gerekti. bu arada los
angeles polisi için de bilgisayar güvenliği konusunda bir video bant
hazırladı. 1983'ün sonlarında serbest kaldı.

Kevin bir aile
dostunun yanında çalışmaya başladı. ama çalıştığı yerdeki tek
bilgisayarı bütün gün boyunca kullanması patronunun dikkatini çekti.
patronu mitnick'in neler yaptığını pek anlamıyordu ama kevin'in
bilgisayar başında kredi kartları sorgulaması yaptığını farkediyordu ve
kaygılanıyordu. kaygılarını anlatmak için polis teşkilatına ziyaret
yaptı; kevin mitnick'in belalısı polis detektifi ile görüştü. detektif
de o sıralar kevin ve arkadaşı rhoades için bir soruşturma yürütüyordu.
soruşturma konusu bir telekom firmasının kodlarını kullanarak uzak
mesafe görüşmeleri yapmalarıydı. aynı zamanda mit'nin çalışanlarını
elektronik ortamda tehdit ediyorlardı. bu sıralarda amatör radyo
yayınlarıyla yaptığı kabalıklar kevin'in amatör radyo lisansını
kaybetmesine neden olmuştu. detektif için bütün bunlar yeterliydi ve
kevin için bir arama ve tutuklama kararı çıkarttı. evini, işyerlerini
aradılar ama kevin'i bulamadılar. hapishaneye girmektense kaçmayı
tercih etmişti.
1985'in yazında kevin tekrar ortaya çıktı.
hakkındaki tutuklama kararı zaman aşımına uğramıştı. tekrar arkadaşı
lenny ile ilişkiye geçti. lenny çalıştığı yerlerdeki bilgisayarları
kevin'in kullanımına açıyordu. bu sırada abd'nin en büyük (cia ve
fbi'dan daha büyük ) haber alma teşkilatı olan nsa (national security
agency ) bilgisayarlarına da girmeye başladı. yaklaşık altı ay içinde
los angeles bölgesi içindeki hemen tüm mini bilgisayarlara girmelerini
sağlayacak kullanıcı hesaplarını elde ettiler. bu sırada nsa'in
sıkıştırmasıyla lenny işten kovuldu (girdiği işlerin çoğundan
kovuluyordu ).
kevin 1985'in eylül'ünde bir bilgisayar okuluna yazıldı. başarılı bir okul dönemi geçiriyordu.


Kevin'in kızlarla arası hiç iyi olmamıştı. bu yüzden 1987 yılında,
arkadaşlarına evleneceğini söylediğinde herkesi şaşırttı. gelin adayı
bir telefon şirketinde yönetici olarak çalışıyordu (kevin kızın nerede
çalıştığını duyduğunda gülmekten az kalsın yere yuvarlanıyordu ) ve
kevin'le okulda tanışmışlardı. kevin ve arkadaşı birlikte yaşamaya
başladılar.
kevin, unix işletim sisteminin bir çeşidini üretip
satan santa cruz operation (sco ) firmasının bilgisayarlarına girdi.
bir sekreterin hesabını kullanıyordu. eylemleri fark edildi. sco
yetkilileri telekom şirketiyle işbirliği yaparak bağlantının kaynağını
bulmaya çalıştılar. bu iş normalde onlar için çocuk oyuncağıydı. ama bu
sefer bir zorlukla karşılaştılar: bağlantıyı izlemeleri engelleniyordu.
kevin saatlerce bağlı kaldığı halde hattı bulunamıyordu. bir süre sonra
kevin firmanın programı olan xenix'i kopyalamaya çalıştı. artık çok
olmuştu. bir seferinde dikkatsiz bir şekilde bağlanınca nereden
bağlandığı saptandı. evi yerel polis tarafından basıldı. evde
bilgisayar, modum (polis kayıtlarında böyle görünüyordu ), telefon
bağlantı aparatı, 55 adet disket çeşitli kitap ve kılavuzlar ile bir
adet tabanca buldular. kevin ve arkadaşı için tutuklama kararı
çıkartıldı, sonra arkadaşının bu işin içinde olmadığı anlaşılınca onun
kararı kaldırıldı. dava sürerken kevin ve arkadaşı evlendiler. sco
davası kevin'in suçunu kabul edip işbirliğine yanaşması ile bitti.


SIZE=4]1988 yılında kevin ve arkadaşı lenny bir başka okula girdiler.
ilk yaptıkları şey okulun bilgisayarındaki bütün dosyaları manyetik
bant kartuşlarına kopyalamaya çalışmak oldu ve bu iş sırasında
yakalandılar. okulun sistem sorumlusu gecikmeden polise haber verdi.
polisin elinde yeterince bilgi vardı ve kevin'i hapishaneye tıkıp orada
uzun süre tutmak için ellerinden geleni yapmaya kararlıydılar. ama
polis, üniversite, telekom şirketi ve digital equipments arasındaki
koordinasyonsuzluk yüzünden hiçbir şey yapılamadı.
[/size]
çalışmaları için lenny’nin işyerindeki bilgisayarları kullanıyorlardı.

kevin ve lenny'nin şimdiki amaçları digital equipments firmasının en
değerli yazılımı olan vms işletim sistemini elde etmekti. bunun için
arpanet içinde gezinmeye başladılar. arpanet içindeki bir askeri
bilgisayara girmeyi başardılar ve onu çaldıkları yazılımları saklamak
için kullanmaya başladılar. bu bilgisayara girdikleri anlaşılınca başka
bilgisayarlara geçtiler: güney kaliforniya üniversitesinin
bilgisayarlarına. bilgisayarlara giriyorlar, onların üzerinden
arpanet'e çıkıyorlar ve bir yerlerden aldıkları vms'in kaynak kodunu bu
bilgisayarlara kopyalamaya çalışıyorlardı. kopyaladıkları kod vms'in
alalade bir sürümü de değil 5.0 sürümüydü. bu sürüm henüz müşterilere
dağıtılmaya başlanmamıştı ve bulunabileceği tek yer digital
equipments'ın iç ağı olan easynet idi. kevin ve lenny gerçekten de bir
zamandır easynet'e giriyorlardı. girmekle kalmayıp easynet içinde
çalışanların birbirleriyle yazışmalarını da izleyebiliyorlardı. bu
yazışmalar arasında iki kişi dikkatlerini çekti . birincisi bir vms
güvenlik uzmanıydı. ikincisi ise sürekli olarak bu uzmanla yazışan ve
ingiltere'deki bir üniversitede çalışan bir başka uzmandı. ikinci uzman
sürekli olarak bulduğu güvenlik açıklarını ilkine gönderiyordu. tabii,
bunlar kevin ile lenny'nin eline de geçiyordu.
vms’in kaynak
kodunun üniversitenin bir bilgisayarına aktarılması bittiğinde sıra
dosyaları bir manyetik bant kartuşuna kopyalamaya gelmişti. ellerindeki
araçlarla bunu uzaktan yapmaları mümkün değildi. bunu üniversitenin
bilgisayarının başında yapmaları gerekiyordu. bu iş için yanlarına eski
arkadaşları roscoe’yu aldılar. kevin tanındığı için üniversiteye
girmeyecek, işi lenny ile roscoe bitirecekti. roscoe kendisini bir
öğrenci olarak tanıtıp kopyalaması gereken dosyalar olduğunu söyledi ve
kartuşun bilgisayara takılmasını sağladı. sonra lenny ile buluşup
telefonla kevin’e haber verdiler. kevin bilgisayara uzaktan bağlanarak
dosyaların kopyalanması için gereken komutları verdi. işlem bitince
roscoe kartuşu aldı. dosyalar çok büyük olduğu için bu işlemleri birkaç
kez yapmaları gerekti ama sonunda vms’in kaynak kodlarına sahip
oldular. artık bu kodu inceleyip işletim sisteminin açıklarını
bulabilirlerdi.
bu sırada hem üniversitede hem de digital
equipments’da sisteme birilerinin girdiği anlaşılmıştı. kevin ve
lenny’nin de okudukları e-postalar ile yakından bildikleri gibi digital
içinde üç kişi hemen hemen tüm zamanlarını bu işi çözmeye adamışlardı.
ama kevin ve lenny yine bu e-postlardan digital’ın onları bulsa bile
kolay kolay suçlamayacağını öğrenmişlerdi. firmalar kendi sistemlerine
birilerinin girdiğinin öğrenilmesinden hiç de memnun kalmıyorlardı.
yine de her iki kurum da onları saptamak için ellerinden geleni
yapıyorlardı. kendilerine gelen telefon bağlantılarını izlemek için
telekom şirketleriyle birlikte çalışıyorlardı. kevin telefon sistemini
iyi tanıması nedeniyle aramalarını hep çağrı yönlendirme yöntemiyle
yapıyor ve izleme sonunda rastgele numaralara erişmelerini sağlıyordu.
bir keresinde rastgele numara ortadoğudan göçen bir adamın numarası
çıktı. adamın evi fbi tarafından basıldı ama ajanlar televizyon
seyreden bir adamdan başka bir şey bulamadılar.
bu arada lenny ile
kevin arasında sorunlar baş göstermeye başladı. lenny daha normal bir
hayat sürmek istiyordu: hacker’lık dışında faaliyetlerle ilgilenmek,
kız arkadaşına daha fazla zaman ayırmak istiyordu. kevin ise tek bir
şeye saplanmıştı: daha çok, daha çok bilgisayar sistemine girmek.
lenny’i de kendisiyle çalışmaya zorluyordu. lennny, kevin’in ilerde
kendi aleyhinde kullanabileceği bilgileri topladığını düşünüyordu. sık
sık tartışıyorlardı. kevin her işlerinde "bu sonuncu olacak başka bir
hacking yapmayacağız" diyordu ama birisi bitince bir başka işi başlatan
da yine hep o oluyordu. kevin çalışmaları ile ilgili olarak da karısına
sürekli yalanlar söylüyordu. lenny arkadaşları roscoe’yu arayıp
durumdan yakındı. roscoe da kevin’in halinden memnun değildi ve ona
şimdiden iyi bir avukat bulmasını önerdi. kevin çığrından çıkmıştı: vms
işletim sisteminin kaynak kodunu kopyaladıktan sonra şimdi de yine
digital’dan doom adında bir oyunu kopyalamak istiyordu. lenny için bu
kadarı fazlaydı. işindeki amirleriyle konuşup durumunu anlattı.
birlikte hem digital’ı hem de fbi’ı aradılar ve durumu anlattılar.
lenny o ana kadar elde ettikleri 36 adet kartuşu fbi’a teslim etti.
birlikte kevin’e bir tuzak hazırladılar. lenny’nin üstüne mikrofon ve
teyp yerleştirdiler. lenny her akşam olduğu gibi işyerinde kevin ile
buluştu. bu sırada fbi ve digital güvenlik elemanları da aynı binada
onları izliyordu. kevin sabah saat 3’e kadar çalışmayı sürdürdü. ertesi
sabah fbi ajanları ve digital yetkilileri bir toplantı yaptılar. her
zamankinin aksine bu sefer digital da geri çekilmemeye karar vermişti.
o gün akşam kevin tutuklandı. yıl 1988 idi.

Kevin’in
tutuklanışı gazetelere manşet oldu. haberlerde onun basit bir telefonla
nükleer savaşa yol açabileceği, toplum için bir tehdit oluşturduğu
işleniyordu. kevin maksimum güvenliğin sağlandığı bir hapishaneye
kondu. digital firması mitnick’in kendilerine verdiği zararın 160 bin
dolara mal olduğunu iddia etti. kevin mahkemede bazı suçlamaları kabul
etti, yaptıklarından dolayı özür diledi ve bu tür şeyleri bir daha
tekrarlamayacağına söz verdi. mahkeme onu bir yıl hapis ve altı aylık
bir tedavi ile cezalandırdı. iyi hali görüldüğünden, 1990 yılının
baharında, cezasının tümünü tamamlamadan hapishaneden şartlı olarak
çıktı. hapishaneden çıktığında karısı boşanmak istedi: bütün olan
bitenden bıkmıştı.


_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tiklayin.net
DiAbLoOo
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 3003

Yaş : 29

Nerden : Derzulya-Kuraf
Lakap : HaBiS

İsim : Ümit

Kötü İtibar :
0 / 1000 / 100


Deneyim :
70 / 10070 / 100


Kayıt tarihi : 24/05/08

MesajKonu: Geri: DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)   Çarş. Eyl. 17, 2008 5:05 pm

Kevin
hapisten çıktığı zaman eski arkadaşı susan ile görüşmeye başladı. kevin
kilo vermişti ve düzenli bir işte çalışıyordu. susan, sonradan bu
döneminde kevin’i baştan çıkarmaya çalıştığını söyleyecekti. onun
yatakta nasıl olduğunu merak ediyordu. ama kevin’in bu taraklarda bezi
yoktu. susan vazgeçti. daha sonra “isteseydim onunla yatardım”
diyecekti.
fbi hapisten çıkan kevin'in ıslah olduğuna inanmıyordu.
justin petersen adında bir eski hacker'ı kevin'in peşine taktı. justin
hem kevin, hem de roscoe ile ilişkiye geçip onları bilgisayarlara girme
konusunda cesaretlendirdi. üçlü birlikte bir çok bilgisayara girdiler.
kevin justin'in ajan olduğunu farkedince bir avukata danışıp onunla
yaptıkları görüşmeleri teybe kaydettiler. ama çok geçti. şartlı
salıverme kurallarını ihlal ettiği için kevin hakkında tutuklama kararı
çıkartıldı. kevin yakalanmamak için kaçmaya başladı. sürekli şehir
değiştiriyor, alışverişini hep nakit paralarla yapıyordu.
bilgisayarlara girme huyundan vazgeçememişti. gelişen teknoloji ile
birlikte bir dizüstü bilgisayar, bir hücresel telefon ve modemle
çalışmak yeterli hale gelmişti. internet'in yaygınlaşması da ona hizmet
ediyordu. bir yerel internet hizmet sağlayıcısına bağlanıyor oradan da
internet'te yaygın olarak kullanılan telnet programı ile istediği
sisteme bağlanabiliyordu.

Bu sırada digital firmasına vax
sistemlerinin hatalarını rapor eden ingiliz'le arasında garip bir bağ
oluştu. kevin, ingiliz'in firmaya gönderdiği e-postaların hepsini
okuyabiliyordu. bu e-postalardan ne kadar bilgili bir kişi olduğunu
anladığı ingiliz'e karşı hayranlık besliyordu. bu hayranlığın sonunda
kendisini telefonla aramaya bile başladı. telefon görüşmeleri 2, 3
bazen 4 saat sürüyordu. ingiliz'in fbi ile bağlantılı olarak onu
yakalamaya çalıştığını öğrenince büyük hayal kırıklığına uğrayıp
bağlarını koparttı.
1994'ün son aylarında kevin seattle kentindeydi
(microsoft'un da merkezinin bulunduğu amerika'nın kuzeydoğusundaki bir
kent ) . brian merril adıyla bir hastanede bilgisayar teknisyeni olarak
çalışıyordu. şehrin telekom şirketinin iki detektifi telefon
korsanlığını araştırırken onu buldular. tarama cihazı ile binasına
kadar ulaşıp telefon konuşmasını dinlediler. kevin karşısındakiyle bir
bilgisayar sistemine nasıl girileceğinden konuşuyordu. ama arama emri
ancak birkaç ay sonra çıkarılabildi. arama yapıldığında da kevin'i
bulamadılar. kevin yine kaçmayı başarmıştı. kaçtığı yer amerika'nın
doğusundaki raleigh kentiydi. bu kentte son ve en uzun hapis cezasına
çarptırılmasına neden olan işini yapacaktı: japon kökenli bir amerikalı
olan tsutomo shimomura'nın bilgisayarına girmek.

Tsutomo
shimomura dünyaca ünlü bir fizikçi olan richard feynman'dan ders alan
parlak bir astrofizikçi idi. ama astrofizik onu kesmiyordu. 19 yaşında
los alamos ulusal laboratuvarında işlemci mimarisi ve hesaplama
yöntemleri üzerinde çalışmaya başladı. daha sonra san diego süper
bilgisayar merkezinde çalışmaya başladı. kendini beğenmiş birisiydi.
karşısındaki kişi onun konularından anlamıyorsa tsutomo için
değersizdi. bilgisayarları çok seviyor ve bilgisayar güvenliği alanıyla
yakından ilgileniyordu. bu özelliği yüzünden hava kuvvetlerine ve nsa'e
güvenlik konusunda danışmanlık yapıyordu. bilgisayarına girildiğini
farkettiğinde çok şaşırdı, çok bozuldu ve bunu kişisel bir tehdit
olarak algılayıp bilgisayarına gireni takip etti. yakalayana dek.
SIZE=4]Tsutomo'nun sistemine giren kişi iz bırakmamak için günlük
dosyalarını (log files ) silmişti. ama tsutomo çok önceden tedbirini
almıştı: günlük dosyalarının bir başka bilgisayara düzenli olarak
gönderilmesini sağlamıştı. bu dosyaları bir master öğrencisi düzenli
olarak inceliyordu. bu öğrenci normalde hep artması gereken günlük
dosyalarının son kopyasının küçülmüş olduğunu gördüğünde yolunda
gitmeyen bir şeyler olduğunu farketti. durumu tsutomo'ya haber
verdiğinde tsutomo kayak yapmaya gidiyordu. tatilini iptal edip hemen
san diego'ya döndü.
tsutomo'nun bilgisayarlarına saldıran kişi ip
spoofing denilen bir tekniği kullanıyordu. chicago'daki loyola
üniversitesinden girdiği sanılan birisi, bilgisayarının ip adresini
tsutomo'nun ağındaki bir ip adresi olarak göstermişti. saldırgan bu
yolla tsutomo'nun birçok bilgisayarından düzinelerce dosyayı
kopyalamıştı. tsutomo bu tekniği duymuştu ama gerçekleştirilmesi çok
zor olduğu için uygulandığını hiç görmemişti.
tsutomo bilgisayar
güvenliği konusunda çalışan kişilerin çoğu gibi kevin mitnick'i
duymuştu. kevin'in arandığını da biliyordu. saldırganın o olduğundan
emin değildi ama araştırmaya hemen başladı. önce saldırganın neleri
çaldığını buldu: hücresel telefon kodları, tsutomo'nun e-postalarını ve
çeşitli güvenlik araçlarını içeren özel klasörü (home directory )
birçok başka dosya. tsutomo bilgisayarlarındaki güvenlik önlemlerini
arttırıp tatiline döndü. sonraki günlerde tsutomo bruce koball adında
birisi tarafından arandı. bruce san fransisco'da yaşıyordu ve internet
hesabına ayrılan disk alanının tsutomo'nun dosyaları ile dolduğunu
bildiriyordu. bu alanda tsutomo'nun yaklaşık 150mb'lık dosyası
bulunuyordu. tsutomo san fransisco'ya uçup internet hizmet
sağlayıcısının merkezine karargah kurdu. buradan kendi sistemlerine
giren kişiyi izlemeye başladılar. onun klavyede bastığı her tuşu takip
edebiliyorlardı. saldırganın o bölgedeki başka internet hizmet
sağlayıcılarına (isp ) da girdiğini ve o sistemleri de parmağının
ucunda oynattığını farkettiler. karşılarındaki kişi sıradan birisi
değildi. saldırganın aslında yine o yöredeki başka bir isp'den
girdiğini farkedince karargahlarını oraya taşıdılar. orada saldırganın
isp'nin 26000 müşterisine ait kredi kartı bilgilerini elde etmiş
olduğunu gördüler (bu kredi kartı bilgilerinin kullanılıp
kullanılmadığı hiç anlaşılamadı ). saldırgan ondan fazla kişinin
e-postalarını izliyordu. bu e-postalar içinde "itni" ifadesini
arıyordu. tsutomo'nun kuşkusu kalmamıştı: aradıkları kişi kevin
mitnick'ti.
bu sırada saldırganın aramayı raleigh'den (abd'nin öbür
tarafı ) başlattığı saptandı. aramalar bir hücresel telefon ve modemle
yapılıyordu. tsutomo tası tarağı toplayıp raleigh'a uçtu. orada telekom
şirketi sprint'in bir teknisyeni ile birlikte bir arabaya atlayıp
telefon görüşmelerini taramaya başladılar. otuz dakika içinde kevin'in
yeri saptandı. fbi'a haber verildi. kevin'in kanıtları yok etmemesi
için hızlı hareket etmeleri gerekiyordu. sabahın ikisinde ajanlar
kapıyı çaldılar. kevin'in ilk sorduğu şey arama belgesiydi. ajanlar
arama belgesini gösterdiklerinde adresin yanlış yazılmış olduğu
anlaşıldı. ama bu kevin'in içeri giren ajanlar tarafından
tutuklanmasına engel olamadı. beş yıl hapishanede kaldı. 2000 yılı
içinde serbest bırakıldı. halen gözetim altında. telefon kullanamıyor
(annesini araması dışında ). bilgisayara el süremiyor. abd dışına
çıkması yasak. geçimini konferanslara katılarak sağlıyor. 2003 yılının
gelmesini ve üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını bekliyor.

Kevin Poulsen

Kevin Poulsen casusluk suçu nedeniyle hüküm giyen ilk hacker olarak bilinir.Kefaletsiz yargılanacağı kaygısı ile kaçmıştır.


Poulsen kaçakken geçimini radyo programlarında ki yarışmalara katılarak
sürdürmüştür.Hatta bir Hawaii tatili ve bir Porsche kazanmıştır. Tabiki
bunları hakkıyla kazandığı düşünülemez.Yarışmamın düzenlendiği telefon
hatlarını kapatan Kevin herzaman ilk arayan yarışmacı olma ünvanını
kazanmıştır!
Yakalandığı zaman kefaletsiz olarak 5 seneye çarptırılmış ve kara para aklamak ve telefon sahtekarlıklarından da ceza almıştır.


Poulsen yazar Jonathan Littman’ın "The Watchman - The Twisted Life And
Crimes Of Serial Hacker Kevin Poulsen" adlı kitabına da konu olmuştur.


Kevin Poulsen şu an kendi haftalık şovunu yapmaktadır.Programın adı
Chaos Theory-Kaos Teorisi ve yayınlandığı kanal ZDTV’dir.. tşk ler

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tiklayin.net
azula
Gerçek Üye
Gerçek Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 155

Yaş : 28

Nerden : izmit
Lakap : SweeThing

Kötü İtibar :
0 / 1000 / 100


Deneyim :
100 / 100100 / 100


Kayıt tarihi : 25/05/08

MesajKonu: Geri: DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)   Perş. Eyl. 18, 2008 10:08 am

ümitt gözlerim kamasti yaw yazi rengi bide yazilar kucuk Very Happy

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
DiAbLoOo
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 3003

Yaş : 29

Nerden : Derzulya-Kuraf
Lakap : HaBiS

İsim : Ümit

Kötü İtibar :
0 / 1000 / 100


Deneyim :
70 / 10070 / 100


Kayıt tarihi : 24/05/08

MesajKonu: Geri: DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)   Perş. Eyl. 18, 2008 2:23 pm

alıntı bu kadar oluo ne yazıkkı Very Happy

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tiklayin.net
barmel
Site Sahibi Administrator
Site Sahibi Administrator
avatar

Mesaj Sayısı : 1938

Yaş : 24

Nerden : İzmit
Lakap : Site Kurucusu

İsim : Barış

Kötü İtibar :
0 / 1000 / 100


Deneyim :
100 / 100100 / 100


Kayıt tarihi : 23/05/08

MesajKonu: Geri: DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)   Perş. Eyl. 18, 2008 3:35 pm

:Very Happy:D:D:Very Happy
Okumadım hepsini. okuyamamda Very Happy


Şunuda ekle En azılı hackerler listesine:
Ümit, Lakap: DiAbLoO, Oturduğu yer: İzmit, Adres: pgpg lke jmkerw krejge no:1 kat 31, Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kankateam.goo-board.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
DüNYaNıN En AzıLı HaCKeRLeRi LaKapLArı Ve BiLGiLeRi(2)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
*+. KanKaların Mekanı.+* :: Diğer :: Harici Konular-
Buraya geçin: