Designed by barmel
 
Anasayfaby BaRMeLSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Similar topics

    Paylaş | 
     

     Depremin ayak sesleri

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    DiAbLoOo
    Co-Admin
    Co-Admin
    avatar

    Mesaj Sayısı : 3003

    Yaş : 29

    Nerden : Derzulya-Kuraf
    Lakap : HaBiS

    İsim : Ümit

    Kötü İtibar :
    0 / 1000 / 100


    Deneyim :
    70 / 10070 / 100


    Kayıt tarihi : 24/05/08

    MesajKonu: Depremin ayak sesleri   Perş. Eyl. 11, 2008 8:15 pm

    İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 5 kişilik bir bilimadamı
    grubu, TÜBİTAK'ın da desteğini alarak önemli bir projeye imza
    attı. İstanbul Boğazı'nda Sualtı Ortam Gürültüsü
    Ölçümü adlı projede Telekomünikasyon
    Mühendisliği Öğrencileri çalışıyor. Yaklaşık iki
    yıldır devam eden projenin başında İstanbul Teknik Üniversitesi
    Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Ana
    Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Akgül
    bulunuyor.

    Proje Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Seyirhidrografi ve
    Oşinografi Daire Başkanlığı tarafından da destekleniyor. Projenin amacı
    deniz dibindeki gürültüleri sekiz hidrofon yardımıyla
    kaydetmek ve gelecekte aynı konuda çalışacaklara yol
    göstermek.

    "İSTANBUL BOĞAZI OKYANUSTAN DAHA GÜRÜLTÜLÜ "

    Projenin başında yer alan Prof. Dr. Tayfun Akgül,
    ölçümlerin sonucunda İstanbul Boğazı'ndaki
    gürültünün okyanustaki gürültüden
    100 kat daha fazla olduğunu söyledi. Projenin başlangıcından bu
    yana İstinye, Ortaköy, Beykoz çevrelerinden alınan
    ölçümler analiz edilerek bir rapor hazırlandı. Raporun
    ise, Ocak ayında TÜBİTAK'a teslim edilmesi gerekiyor. Akgül
    boğazın gürültülerle "Genel olarak
    söyleyebileceğimiz şey şu: Boğaz bir kanal olması dolayısıyla hem
    Karadeniz'deki gemilerin hem Marmara'daki gemilerin o anda boğazdan
    geçiş yapmasalar bile gürültülerinin
    kılavuzlanarak taşındığı bir kanal" diye konuştu.

    " TEK SORUN LOJİSTİK PROBLEM "
    İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Sinyal İşleme
    Laboratuvarında gerçekleştirilen projeyle ilgili yazılımlar
    hazırlanmış, prototipler yapılmış durumda. Zaman zaman verilerin
    toplandığı projenin tek bir problemi var. O da lojistik problemler.
    "Küçük lojistik problemimiz var.Sualtı basınçlı
    kablo problemimiz vardı. Bize bir 500 metrelik sualtı basıncına
    dayanıklı kablo gerekiyordu. Bunu yerli üretim yaptıramadık; kısa
    olduğu için çok pahalıya çıkıyor. Dışarıdan almaya
    kalkınca da çok pahalı." diye konuşan Akgül, sorunun
    çözümü için yollar üretmeye
    çalıştıklarını söyledi. Akgül, "Şimdi kendimiz
    özel bir çözümle normal kabloları bir şekilde
    sualtına dayanıklı hale getirip bu problemi çözme
    aşamasındayız. Bunu yaptığımız zaman sistemimizi suya indireceğiz ve 24
    saat sekiz kanallı kayıt almaya başlayacağız" dedi.

    DEPREM SESİ DE KAYDEDİLECEK

    Deniz altındaki gürültülerin canlı yaşamını olumsuz
    yönde etkileyeceğini de söyleyen Akgül,
    gürültülerin sualtı haberleşmelerini maskeleyebileceğini
    belirtti. Prof.Dr. Akgül projenin depreme ilişkin etkileri
    olabileceğini de söyledi. Akgül, " Eğer deprem sırasında
    akustik bir dalga yayılıyorsa, onu biz elbette kaydedeceğiz. Ama bu
    kestirmeye yönelik bir çalışma olamaz diye
    düşünüyorum. Bu ilginç bir sinyal olur. Olursa
    kaydetmiş olacağız sadece biz tesadüfen. Sonra bakacağız
    içinden yeni bilgiler çıkar mı diye." diye konuştu.

    ARAŞTIRMANIN İLK SONUÇLARI

    Akgül ve ekibinin yaptığı araştırma sonucu; "Son
    ölçümler göstermektedir ki İstanbul Boğazı'nda
    sualtı gürültü kirliliği -tahmin edilebileceği gibi-
    oldukça yüksektir. Çeşitli zaman aralıklarında
    Boğaz'ın değişik noktalarında yapılan ölçümlerde
    gözlenen sonuçlar, sualtı ortam
    gürültüsünün muhtemelen deniz canlıları
    için rahatsız edici seviyelerde olduğunu
    düşündürtmektedir. Yapılan ön çalışmalar ve
    ölçümler göstermektedir ki İstanbul Boğazı'ndaki
    gürültü seviyesi sessiz olarak nitelendirilebilecek
    sualtı gürültü seviyesi ile karşılaştırıldığında farklı
    frekans bantlarında 20 ile 40 dB civarında daha yüksektir. Bir
    başka ifadeyle, 100 ila 1000 kat arasında daha fazladır. Bunun nasıl
    bir mertebe olduğunu tahmin edebilmek için bir örnek
    verelim: Atatürk Havalimanı'nda uçuş pistinde oturup etrafı
    dinlediğimizi düşünelim. Orada o anda duyduklarımız,
    havalanan, iniş yapan veya motorlarını ısıtan birçok
    uçağın birbirinden bağımsız oluşturdukları
    gürültülerin toplamı olacaktır. Böyle bir ortamın
    bize vereceği rahatsızlık yanında bir de yanımızdakilerle sohbet etmek
    istersek sesimizi duyurabilmek için sarf edeceğimiz enerji
    uçaklar tarafından oluşturulan toplam gürültü
    seviyesinden daha yüksek olmak zorundadır. İki iç denizi
    birbirine bağlayan İstanbul Boğazı eşsiz bir yapı. Boğaz, hem Marmara
    hem de Karadeniz'in her türden gürültüsüne
    maruz kalır. Akıntı rejimi de göz önünde bulundurulursa,
    İstanbul Boğazı adeta akustik bir cehennem gibidir. 15 metre
    civarındaki derinlikte iki farklı yöndeki akıntı birbiriyle
    yarışıp sanki bir kargaşa ortamı yaratır. Çünkü
    yüzey ve dip akıntıları sürekli bir çekişme
    içindedir. Karadeniz kendisini besleyen büyük nehirler
    sayesinde deniz seviyesi olarak Marmara Denizi'ne göre bir miktar
    yüksekte kaldığından rüzgâr ters yönde esmediği
    sürece Karadeniz'den Marmara'ya yüzey akıntısı oluşmaktadır.
    Dipteki akıntının ise ters yönde Marmara'dan Karadeniz'e aktığı
    bilinmektedir. İstanbul Boğazı gibi özel bir su kanalı ve ticaret
    yolunun böylesine büyük bir gürültü
    seviyesiyle kuşatılmış olmasının ve bu seviyenin giderek yoğunlaşan
    deniz trafiği ile her geçen gün daha da artıyor olmasının
    sualtı canlılarına yapageldiği biyolojik etkilerinin bir an önce
    ciddiyetle araştırılması gerekmektedir"

    Projenin sonunda denizin 70 metre derinliğine kadar inip, sekiz
    hidrofon bırakılacak. ABD'de yüksek hassasiyetli olarak
    üretilmiş olan sekiz hidrofonla deniz altındaki
    gürültüler, kablolar vasıtasıyla su yüzündeki
    şamandıraya oradan da merkeze taşınacak ve kaydedilecek.















    İşte Boğaz'ın sesi....

    http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&KategoriID=&ArticleID=989859&Date=11.09.2008&b=Bogazda%20urkuten%20ugultu..&ver=82

    _________________

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://www.tiklayin.net
     
    Depremin ayak sesleri
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Victoria Beckham'ın Ayakkabı Koleksiyonu

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    *+. KanKaların Mekanı.+* :: Haberler :: Güncel Haberler-
    Buraya geçin: